15 Ocak Gunes Tutulmasi ile birlikte yeni bir donem de tetiklendi sanki yasamlarimizda. Daha once de paylastigim gibi, yeni ve daha ust bir program yuklendi adeta bilgisayarlarimiza. Tutulma oncesinde bazilarimiz oldukca zorlandik, hala da devam ediyor olabilir bu zorlanmalar.
Gokyuzu enerjileri bize cok onemli mesaj veriyor bugunlerde..Kendimize giden yolculugumuzda, kendimize dogru zirve tirmanisimizda, bizimle uyum icinde olmayan en onemli icsel engeller su yuzune cikti, cikiyor..
Iyi ki boyle oluyor, cunku yeni programin test suruslerindeyiz..nerede Error verdigimizi fark ediyoruz..
Aralik ayinda Yarali Sifaci Siron enerjisinin artik degistigini, eger biz izin verirsek bu enerjinin Tanrisal yonumuzle dunyasal yonumuzu sevgiyle birestirmeye cabaladigini konusmustuk. 31 Aralik'taki Yengec Ay Tutulmasi ile onemli bir donemi sonlandirmak uzere destek almistik. Tum kitlesel sucluluk duygulari, acilar, degersizlik duygulari artik bizden ayrilabilirler. Eski kayitlarimizi bu anlamda kapatarak yeni kabimiza, yeni programimiza geciyoruz.
Ama buna izin vermemiz gerekiyor!
Bu duygular sonlanirken bizi girdap gibi icine cekebilir bu gunlerde. 15 Ocak tutulmasi oncesinde de cekmis olabilir.
Girelim o korkulara, acilara, bizi icine alan her ne ise...En derine kadar inelim ki, gercek gucumuzle bulusalim o 'en derinde olan'..en en karanlik alanda olan.
Bizi zorlayan duygularin icindeyken ozgurlesebiliriz onlardan, disaridan ve zihinden yaptigimiz calismalarla degil.
Gokyuzu enerjileri bizi bu donemde en cok zorlayan duygularin basinda 'degersizlik' duygusu oldugunu isaret ediyor ve 'lutfen bakin derinlerinize bu duyguyu saklamak icin ne yapiyorsunuz, nelere tutunuyorsunuz? diye soruyor..
Uzmanlar degersizligin bir duygudan ote, bilincaltimizda olan bir inanc oldugunu soyluyorlar. Bilincalti yerlesmis inanci sorgulamiyor. Pesinen dogru kabul ediyor ve bu inanci koruyacak sekilde program isletiyor. Cocugun dogdugu andan itibaren karsilastigi degisIk deneyimlerin toplami bilincaltinda degersizlik inancinin yerlesmesine neden oluyor ve bu inanc yeni bir inanc uretiyor!. Bu ikincil inanc daha da etkili belki de, cunku 'degersiz oldugumun anlasilmamasi gerekir' diyor!. Cunku anlasilirsa risk var...Bu risk daha guclu olanlar tarafindan yok edilme riski!
Uzmanlara gore, bilincalti bu nedenle savunma mekanizmalari uretiyor. Kisi degersiz oldugunun fark edildigine dair algi gelistirirse korku ve ofkeye kapiliyor.Yine uzmanlara gore en sIk karsilasilan durum elestirilmek ya da elestirildigini zannetmek. Kisi icin onaylanmamak!, elestiri almak degersizliginin fark edilmesiyle esdeger oluyor, bu nedenle ya onaylanmamaktan ve elestiriden kaciyor ya da tepki veriyor. Oysa takdir aldigimiz zaman, degersizligimiz fark edilmemis kabul ediyoruz ve kendimiz kandirmaya cabaliyoruz..
Kendimizi degersiz hissediyorsak, birilerinin bize deger vermesini ve bu boslugumuzu doldurmasini bekliyoruz hatta bunu alacagimiz davranislar icine girmeye bile zorlayabiliyoruz kendimizi. Oysa, biz kendimiz kendi degerimizi 'bilmeden', bir baskasindan satin aldigimiz deger duygusu eninde sonunda bitiyor...
Deger duygumuzu hayatimizdaki pek cok kisiden ve sevdiklerimizden talep ediyoruz, yani bize altin tepsi ile sunmalarini istiyoruz. Genelde bu kisiler ailemiz ve partnerlerimiz oluyor :)
Sevgili arkadaslar, gittigimiz donemin yeni acilan enerjileri bu duygularla uyumlu degil. Bizler, Saturn'un Terazi burcu transiti ile cok daha yuksek ve ilahi bir sevgi anlayisina geciyoruz. Ancak, kendi degersizligimizi farkindalikla sifalandirmadan, once kendi icimizde 'tam ve 'butun' olmadan, bu yuksek sevgiye ve yuksek sevgi ile deneyimlenecek partnerliklere nasil adim atacagiz?
Ve lutfen bakalim, lutfen farkina varalim, bizi geri ceken bu tarz duygularimizi kamufle etmek icin hangi toplumsal hipnozlarin altindayiz?Dikkatimiz nereye yoneltilmis durumda?Hem bireysel olarak, hem toplumsal olarak bakalim buna.
Bireysel olarak, kendimize yaptigimiz yolculugumuzda, su anda huzursuzluk ve uyumsuzluk icindeysek,ne yolumuza, ne kendimize guvenmiyorsak,korkuyorsak, derinde hangi duygularimizin farkinda degiliz? Bizi geri ceken ne?Peki biz kendimizi nerede ariyoruz?Su anda hangi konuda takintili isek, orada toplumsal hiznoz altinda olabilir miyiz?
Ve toplumsal olarak, dikkatimiz nereye yoneltiliyor?Medyanin bombardimanlari bizi nasil etkiliyor? Korku? Ofke? Gucsuzluk? Bikkinlik? Inancsizlik? Atalet?Toplumsal olarak nasil bir hipnoz altindayiz?Bu hipnozun ana kaynagi neresi?
Gittigimiz Kova cagi, bireylerin kisisel degisimleriyle toplumlarin degisecegini isaret ediyor. Bunun icin 'kendi' olabilme yoluna gidebilen bireylere donusebilmeliyiz.Kendimiz olabilmeyi kendimize hak gorebilmeliyiz.Kendi degerimizi, bir baskasindan degil, kendi Oz'umuzden alabilmeliyiz.Ilk sart bu arkadaslar!Bu anlamda neredeyiz?Kendi degerimizi sahiplenebiliyor muyuz?Lutfen fark edelim ve kendimizi dogru yerde arayalim.
Nasrettin Hoca ne guzel ifade etmis:Bir gun evinin kapisinin onune cikmis. Supurulmus, tertemiz yolun ustunde aranmaga baslamis.Onun bu hali gorenlerin dikkatini cekmis.- 'Ne ariyorsun Hoca efendi, yerde hicbir sey gorunmuyor. Ne aradigini soyle de beraber arayalim' demisler.- 'Anahtarlarimi dusurdum de, soyle el kadar dort tane birbirine zincirle bagli anahtar' demis Hoca.Soranlar iyice sasirmislar;- 'Buralarda bir sey yok. Sen nerede yitirdin anahtarlarini ?' demisler.- 'Icerde bodrumda' demis Hoca.- 'Oyleyse ne diye burada ariyorsun?' demisler.- 'Icersi karanlik, gorunmuyor. Onun icin, sizin Cenneti meyhanelerde aradiginiz gibi ben de anahtarlari burada ariyorum' demis.
Sevgili arkadaslar, 15 Ocak Oglak tutulmasi bizi muthis bir uyanisa sevk ederek, kendi cennetimizi dogru yerde aramamiz icin uyari yapiyor
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

ne kadarda doğru tespitler....düşündüm ben kendi değersizlik duygumu neyle, nasıl kamufule ediyorum ya da ediyordum diye, kontrolsüz alışverişlerim, özellikle giyim kuşama yönelik olanlar geldi aklıma....8 aydır bu konuyla başedebilmiş durumdayım, ama hala katetmem gereken yol var önümde, 8 ay önce karar verdim bu şekilde para harcamak kendimden tiksindiriyordu beni, gardrobumun kapağını açık görmeye dayanamıyordum. peki o zaman neden devam ediyordum, sanki ipler benim elimde değildi. bu ne kadar yaralayıcı bir his...hala istediğim noktada değilim ama 8 ay önceki durumda da değilim:D
YanıtlaSildeğişiyoruz :)
YanıtlaSilebruli, bu yazıyı burada görmek ne hoşş :)